Güldüy Güldüy Show


Ben Güldür Güldür Show'u açıkcası pek sevmem arada denk gelince bir bakarım o kadar. Güldüy Güldüy Show'un başlayacağını duyduğumda da sadece çok güzel bir fikir gerçekten yaz tatilinde çocukların çıkması dedim o kadar. İzlemek yada izlememekle ilgili hiç bir şey geçmemişti o an aklımdan. Taki bir gün denk gelip izleyene kadar. O günden beri vakit ayırıp izlemeye çalışıyorum.
Yani yok böyle bir şey gülmekten karnım ağrıyor bazen. Küçücük çocukların böyle güzel şeyler yapması çok hoş bence. Hani birde öyle çocuklar eğlensin falan diye yapılmış bir şeyde değil gerçekten bir show. Üzerine birde çocukların tatlılığı ve masumluğu eklenince çok güzel bir program çıkmış ortaya.
Bu aralar Cuma akşamlarımı dolduran programım. Bence sizde bir bakmalısınız.


YGS - LYS / YOUTUBE KANAL ÖNERİSİ #2

Daha önce böyle bir yazı yazmıştım. Hem çok yararlı olduğunu düşündüğümden hemde yeni güzel kanallar keşfettiğimden 2. bir öneri yazısı daha yazayım dedim.
Diğer yazımda olduğu gibi bu yazımda de hem konu çalışabileceğiniz kanalları hemde motivasyon kanallarını paylaşacağım.
Ders çalışmak şu dönemde en önemli şey olsa da bazen mativasyona yada bazı püf noktalara da ihtiyaç duyulabiliyor. Yani en azından ben böyle motivasyon verici yada yol gösterici videolara bazen ihtiyaç duyuyorum. Hep güllük gülistanlık geçmiyor malesef bu süreç.

Umarım bu kanallar işinize yarar yarar. Herkese verimli çalışmalar diliyorum.

Running Man 225.Bölüm Hakkında Düşüncelerim


Sürekli sosyal medyada videolarını görüdüğüm, izlerken gülmekten öldüğüm fakat bir türlü açıp bir bölüm izleyemediğim Running Man'i sonunda izledim.
İlk kez izleyecek olduğumdan en eğlenceli bulunan bölümlerden biri olan 225.bölümü seçtim. Konuk olarak Kim Woo Bin ve Lee Hyun Woo'nun olması da bu bölümü izlemek için başlı başına bir neden. Özellikle şu aralar küçük çaplı bir Kim Woo Bin hayranlığı yaşadığımdan bu bölüm gözüme dahada bir güzel geldi.

İlk kez izleyen biri olarak olayları çok fazla bilmiyordum hatta herkes konuk sanıyordum ben. Meğer daimi üyeler varmış. Ne cahilim.
Bölümle ilgili düşüncelerime gelecek olursak inanılmaz eğlenceli bir bölümdü. Gülmekten yanaklarım ağrıdı. Üyelerin her biri zaten birbirinden komik birde konuk olarak Lee Hyun Woo ve Kim Woo Bin olunca yemede yanında yat gibi bir bölüm olmuş.
Hatta ben bu bölümü böyle arada canım sıkkın olduğunda falan açar izlerim. Tam öyle bir bölüm yani.
Tabi ilk kez izlediğimden daha eğlenceli bölümler var mı bilmiyorum. Bir kaç tane daha izlemek istediğim bölüm var. Onları izledikten sonrada bir bakmışsınız daimi izleyicisi olmuşum programın.


Kiss The Series / Tayland


Spoiler İçermez.
Yine yeni bir Tayland dizisi ile geldim. Aslında bu yazıyı 1 hafta önce yazacaktım ama üşengeçlikten ertele ertele bu günü buldu yazmam.
Daha çok yeni bir dizi olmasına rağmen şimdiden favori dizilerimden olmayı başardı. İzlemesi o kadar keyifli geliyor ki bir bakmışım bitmiş. Yani o 1 saat bu diziyi izlerken bana oluyor 10 dakika. Şuan abarttığımı düşünebilirsiniz ama inanın öyle. Bir bakıyorum dizinin sonuna gelmişim. Diyorum ne ara bitti. Ama tabi izlerken sıkılan birisi olduğunu da biliyorum bu yüzden bu keyifli izleme hususunda garanti veremeyeceğim. Kişiden kişiye değişebilir. 
Dizide 2 çiftimiz var. Biri okul çiftimiz diğeri ise ofis çiftimiz. 2 dizi bir arada gibi. Çok tatlılar. Ben 2 çiftide çok seviyorum. Bu nadir görülen bir durum benim için. Tabi sinir olduğum karakterlerde yok değil ama işte onlarada katlanıyorum bu güzel çiftler hatırına.

Ciddi anlamda çok sevdiğim ve çevirisini dört gözle beklediğim bir dizi. Bakmayın yazısını bu kadar geç yazdığıma üşengeçliğimden oldu hep. İzlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.

Seviyor Sevmiyor



Bu yazın en en sevdiğim dizisi ile karşınızdayım. Eğer sezona taşınırsa kesin izleyeceğim dizilerden. Yani yazda kalmayacak bir dizi olacak benim için inşallah.
Bu diziyi zaten merakla bekliyordum çünkü benim en sevdiğim Kore dizilerinden olan She Was Pretty'den uyarlanacağını duymuştum. O zamanlar adını İlk Aşkım diye biliyordum ama daha sonra değiştirildi. Bence ilk ismi diziye daha uygundu ama neyse.
Oyuncuları ilk öğrendiğimde Zeynep Çamcı'dan zaten çok umutluydum ama diğer oyuncularla ilgili kafamda soru işaretleri vardı. Gökhan Alkan, Ji Sung Joon'nun o komik hallerini yapabilecek mi ? Gonca Sarıyıldız, Min Ha Ri gibi gözümüze tatlı gelecek mi ?  Yiğit Kirazcı ve Siwon durumuna hiç girmiyorum bile.
Sonra dedim ki neden kıyaslıyorum ki o o diziydi bu bu dizi. Yani diziyi izlerken She Was Pretty'i şöyle bir kenara koydum. Ama yinede ilk izlemeye başladığım sıralarda dizideki sahnelerin hemen hemen aynı olmasından dolayı özlediğimi fark edip She Was Pretty'i yeniden izlemeye başlamıştım. Şuan diziye de, oyunculara da epey bir alıştım.
İzlemesi o kadar keyifli bir dizi ki zaman su gibi akıp gidiyor. Bence kesinlikle şans verilmeli.


Yüksek Sosyete


Üzerimdeki tembellikten kurtuldum ve hemen koştum geldim yarım kalan yazılarımı yazmaya. Yeni sezon dizileri başlamaya başladı ben daha yaz dizilerini yazmayı bitiremedim.
Fark ettim de ben bu yaz ne kadar çok dizi izliyormuşum. Gerçi dizilerde izlenmeyecek gibi değil ki.
Bu yaz izlediğim dizilerden biride Yüksek Sosyete.
Tanıtım fragmanlarını gördüğümde birbirlerine aşık zengin ama mutsuz iki gencin aşk hikayesi diye düşünmüştüm. Ama tam da öyle değilmiş. Olaylar biraz daha farklı.
Dizi bir Kore dizisi olan High Society dizisinden uyarlama diye biliyorum ama orijinal versiyonu izlemediğimden bu konu hakkında çok yorum yapamayacağım. Sadece ufak bir bilgi olarak ekleyeyim dedim.
Bu dizide ki favori karakterim Ece. Çok içten ve samimi bir karakter. Dizinin neşe kaynağı diyebilirim.
Son bölümü izleyemesemde severek takip ettiğim dizilerden. Vaktiniz varsa bir bakın derim.

Kurban Bayramında İzlenebilecek Kore Dizileri

Geçtiğimiz Ramazan Bayramında da böyle bir yazı yazmıştım ve yararlı olduğunu da düşünüyorum bu yüzden Kurban Bayramı içinde bu tür bir öneri yazısı yazmak istedim.
Kurban Bayramında havalar biraz daha serinlemiş oluyor yani tam dizi izlemelik zamanlar. Benim bayramla ilgili planım tamda bu. Oturup dizi izleyeceğim. Tabi düğünlerden fırsat bulursam.

Diğer yazımdan farklı olarak daha güncel dizileri ve izlediklerimden çok benimde izlemeyi düşündüğüm dizileri sizlerle paylaşacağım.
Yani bende bayramda muhtemelen bu listeden bir yada birden fazla dizi seçip izleyeceğim. Sizi yalnız bırakmayayım dedim.


W : W bu aralar epey popüler bir dizi. Ben bu popülariteyi Lee Jong Suk'dan kaynaklı sanıyordum ama sanırım tam olarak öyle değilmiş.
Dizinin konusu epey bir ilginç. Senaristi alkışlıyorum. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi heralde. Yada ben mi abartıyorum acaba bilemedim.
Şu sıralar izleyemesem de herkes gibi benimde gündemimde olan dizi. Belki bayramda izleyebilirim.


Aşk Laftan Anlamaz


Tanıtım fragmanları yayınlandığında Hande Erçel'i yeni bir dizide görecek olmak beni sevindirmişti. Ama esas oğlan olarak Burak Deniz'i görünce ufak bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Zira Burak Deniz bana pek bir donuk geliyordu o sıralar. Meğer bu dizilerde canlandırdığı karakterden kaynaklıymış. Nasıl güzel bir oyuncuymuş. Mimikler falan şahane. Hande Erçel ile de çok güzel bir uyum yakalamışlar bence. Ben çok yakıştırdım ikisini.
Diziye gelecek olursak konusu epey bir klişe. Patron-asistan ilişkili bir dizi. Üstelik ortada da kocaman bir yalan var. Bu yönden bana biraz Kiralık Aşk dizisini anımsattı. Fakat öyle izlenemeyecek bir dizide değil.
Oyuncular diziyi bayağı bayağı izlettiriyor insana.
Benim için dizilerde baş rollerin dışında diğer oyuncularda çok önemlidir. Sonuçta sürekli esas kız ve esas oğlanı seyredemeyiz. Bu dizide diğer karakterleri de sevdim özellikler Tuval ve Hayat'ın ev arkadaşları çok şekerler.
Bu aralar severek izlediklerimden. Şu ana kadar gayet iyiydi. Bundan sonrası içinde umutluyum. Bir bakın derim.


U Prince Series : The Handsome Cowboy / Tayland / Mini Dizi

Spoiler İçermez.
Kısa bir zaman önce Renklitırtıl'ın ön ayak olmasıyla, Kore dizilerinin dışına çıkıp farklı Asya dizilerini de izlemeye başladım ve çok geçmeden de ilgi alanıma girmeyi başardılar bu diziler.
Artık izlediğim diğer dizilerin dışında mutlaka 1 yada daha fazla farklı ülkelere ait Asya dizileri takip eder oldum. Şuan takip ettiğim dizilerden bir tanesi de bir Tayland dizisi olan The Handsome Cowboy.
U-Prince adlı serisinin ilk dizisi.
U-Prince Tayland'ın en havalı uluslararası üniversitesi IUCA (Orta Asya Uluslararası Üniversitesi) 'in 12 ayrı fakültesini temsil eden, 12 yakışıklı erkekten oluşan topluluğun ismi.
Bu seri 12 ayrı diziden oluşacakmış. Muhtemelen hepsi mini dizi tarzında olur. Ama hepsini izleyebilir miyim hiç bilmiyorum.
İlk dizimizin ana karakteri Ziraat Fakültesinden Sibtis. O bir playboy, kötü çocuk aynı zamanda da bir kovboydur.
Dizi daha çok yeni olduğundan ve mini bir dizi olduğundan daha fazla bir şey yazamayacağım. 
Özellikle Tayland dizilerine başlamak isteyen ama kararsız kalan arkadaşlar var ise bu mini diziye bir şans vermelerini tavsiye ederim.
Bende daha çok yeni bir izleyici olduğumdan başlangıç için iyi bir seçim mi bilemem ama mini bir dizi olduğundan sıkılmazsınız diye düşünüyorum.

Rengarenk


Biraz geçte olsa yaz dizilerini yazmaya başladım. Bu yaz ki favorilerimden bir tanesi de Rengarenk dizisi. Aslında ilk fragmanlarını gördüğümde pekte ilgimi çekmeyen hatta "2 güne biter."dediğim bir diziydi. Kim derdi ki çok seveceğim.
Pek ilgimi çekmediğimden ilk bölümü yayınlandığı gün izlememiştim. Ama sonra merakıma yenik düşüp internetten açtım izledim. Bu yaz zaten neredeyse izlediğim bütün dizileri keşfetmem biraz sonra oldu.
Dizinin oyuncu kadrosu epey kalabalık . Çoğunluğu da genç oyuncular.
Bu dizide ki favori karakterimde tabi ki Kaan Taşaner'in canlandırdığı Can karakteri.
Aslında ben Kaan Taşaner'in Diriliş Ertuğrul'da canlandırdığı karaktere pek bir sinir olurdum. Hele ki birde dizi gerçek tarihi konu alan bir dizi olunca bayağı bir gaza gelirdim. Ama Can karakteri başka. Yani çok doğal böyle televizyon falan izlemeyen kendi Dünya'sında yaşayan biri. Diğer dizide canlandırdığı karakteri unuttum gitti bile.
Öyle işte bu diziyi de çok beğendim. Bu yaz epey bir dizi var. Elimden geldiğince hepsine şans vermeye çalışıyorum. Sizde bu güzel diziye bir şans verin derim.

N'olur Ayrılalım


Daha bir kaç gün önce kanalları gezerken denk geldim. İzleyecek başka bir şey olmayınca da izleyeyim dedim. İyi ki de izlemişim. Ne güzel diziymiş. Çok sevdim.
Fragmanlarını falan görmüştüm başlamadan ama o kadar çok yeni dizi var ki araya kaynamış olmalı.
O günün gecesi bir sonraki bölümü de yayınlanmasıyla birlikte 1 ve 2.bölümleri izleyemesem de 3 ve 4'ü izlemiş oldum. 5'i de merakla bekliyorum. İzlemeye devam artık.
Dizi her ne kadar romantik komedi türünde de olsa konusu bana diğerlerinden farklı geldi. Adı bile farklı.
Dizinin değişik karakteri Temmuz (Nilperi Şahinkaya) favorim. Bir önce oynadığı dizide canlandırdığı kötü karakter beynime bayağı bir işlemiş ama bir kaç bölüm sonra unuturum diye düşünüyorum.
Yusuf ve Temmuz kapışmaları beni gülmekten öldürüyor. Azize ve Ulaş çifti de hoş. Tek sevmediğim Turgay. (Kötü adamımız.) Onu da belki zamanla severim, bilemiyorum.
Ben sevdim bu diziyi. Hemde bayağı bir sevdim. Eğer vaktiniz varsa bir şans verin bence.

Hayat Sevince Güzel


Bu yaz gerçekten çok güzel yaz dizileri başladı. Bunlardan biriside Hayat Sevince Güzel.
Baba Ocağı dizisinden sonra aslında hiç bir Ege dizisini öyle çok sevemedim. Hayat Sevince Güzel'in fragmanlarını görünce sanırım bu yaz bir Ege dizi izleyeceğim dedim ki öyle de oldu.
Dizide her karakterin kendine has bir hikayesi ve kendine has bir komikliği var. Kamera ne tarafa çevrilse orada sizi gülümsetecek mutlaka bir şeyler oluyor.
Bu yüzden severek izlediğim ve izlerken çokta eğlendiğim bir dizi.
Yaz dizileri zaten genelde komedi türündü oluyor. Bence çok da güzel oluyor. Çünkü gerçekten birazda olsa gülümsemeye ihtiyacımız var.

Son bir kaç bölümdür izleyemesem de takip ettiğim diziler arasında. Vaktiniz varsa sizde bir bakın derim.

En Sevdiğim Hintçe Şarkılar


Bugün sizlerle çok geç keşfettiğim ama keşfettikten sonrada dinlemekten vazgeçemediğim Hintçe şarkıları paylaşacağım.
Hintçe şarkıları ilk olarak bende herkes gibi izlediğim filmlerle keşfettim. Aashiqui 2  bu filmlerden en önemlisi. Müzikal bir film olduğundan bir sürü şarkı keşfetmiştim. Sadece eğlenceli, danslı şarkılarda değilde slow şarkılarda da süper olduklarını gördüm.
Sonra Hint dizileri ile karşılaştım. İlk dizilerin jenerik müziklerini dinlemekle başladığım bu serüvende onlarca şarkı keşfettim. Tabi ki dizilerin İnstagram fan sayfalarını da es geçemem. Onlarda bu keşif dönemimde bana haberleri olmadan çok yardımcı oldular.
Şuan müzik listemin büyük bir kısmı Hintçe şarkılardan oluşmakta ve dinle dinle bıkmıyorum bu şarkılardan. Özellikle yolculuklarda dinlemek en bi sevdiğim.
Umarım sizde aşağıda çok seveceğiniz bir şarkı bulabilirsiniz.

Splash Splash Love / Mini Dizi

Spoiler İçermez.
İzleyeli çok uzun zaman olmasına rağmen bir türlü yazısını yazamamıştım. Nasip bugüneymiş.
Mini diziler hakkında yazacak pekte bir şey bulamıyorum aslında. Ne yazsam, ne söylesem sanki spoiler verecekmişim gibi geliyor.
Kısaca bahsedecek olursam. Eğlenceli ve birazda hüzünlü bir dizi. Ama sonu dizi içindeki hüzünleri alıp götürür türden bir son o yüzden endişe etmeyin.
Diziye başladıktan sonra birde bakıyorsunuz ki bitmiş. Bu mini dizilerin iyi yanımı kötü yanımı emin değilim.
Mini diziler candır. İzlemenizi tavsiye ederim.

D&R Alışverişim

Takip ettiğim bir İnstagram kullanıcısının bir paylaşımında gördüğüm bloknota aşık olmamla D&R'ın internet sitesine koşmam bir oldu.
Aslında D&R'ın mağazasında gezmek beni çok daha mutlu etse de bize en yakın D&R'ın arabayla 20-25 dk. uzaklıkta olması ve havalarında epey bir sıcak olmasından dolayı en iyisinin internet üzerinden almak olduğuna karar verdim.
Sadece bloknotu alıp çıkacaktım ki aklımda olan bir kaç şeye de bakmadan (almadan) edemedim.
Çok güzel kitap indirimleri de vardı ama ben hakkımı kırtasiye ürünlerinden yana kullandım. Çünkü henüz son aldığım kitapları dahi okuyamadım. Ne olacak bu tembelliğim hiç bilmiyorum. Neyse yazıyı bir iç dökme yazısına çevirmeden aldıklarımdan bahsedeyim.

Tasarım : Merve Canbaz